Ben, YASEMİN EMRE

“Ben, kısaca davranışın, düşüncenin ve duymanın öznesidir. ”

Sevgili Okur,

Kansere karşı verilen bu zorlu mücadelede erken tanı büyük önem taşımaktadır.

Erken teşhis hastanın yaşam süresinin yanı sıra yaşam kalitesini de artırıyor.

Bir çok kadın için meme kanserinin ilk belirtisi memede yumrudur. Ancak 10 meme yumrusunun 9’u (%90) benign (iyi huylu)’dur. Bu kanser olmadığı anlamına gelmektedir. Ancak bir yumru farkettiğinizde zaman kaybetmeksizin doktorunuzu görünüz.

Ben, kanserliyim. İlk teşhis bundan 5 yıl önce sağ memede kitleyi bulduğumda konuldu. Klasik tedavi gördüm. 2018 yılında sağ koltuk altı lenflerine nüks etti. Ameliyatın ardından, 16 kur kemoterapi aldım. Bazı yan etkilerini saymazsak, akıllı ilaçlar sayesinde süreci rahat geçirirken, kan değerlerinin düşük olması, nedeniyle düzenli olarak kan iğnesi yapıldı. Sayısı bir haylice fazla.

30 seans Işın tedavisi gördüm. Bir odanın içinde kalın duvar kapı kapandığında, insanların tüm hisleri benimleydi. Geçirilen her saniye diğer benlerin düşüncelerini algılamak için imkan veriyordu. Kaç insanın sessiz çığlıkları vardı...

Derin bir nefes almıştım ki, kalça da başlayan ağrı bastona, ardından hızlı bir şekilde kalça protezine taşıdı. “Ortepedi uzmanının Onkoloji Ortopedisti olmasına dikkat edin.”

Uzun zamandır takipte olunan şüpheli ve tanısı konulamayan tiroid nodülünde damarlaşma var. Damarlaşma kanser olduğunu söylüyor.

Madalyalarımı aradım bulamadım. Sağlıklı beslenip, spor yaptığım halde beş yıldır kanser hastalığı İle mücadele ediyorum.

Meme kanseri zahmetli bir hastalık ve süreç.

Bedenimin bu hastalığa karşı kendini savunmasına yardım etmek için öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeye karar verdim.

Sağlıklı bir yaşam sürmek için ne yapmalıydım? Ve kanserin nüks etmesinden kaçınmak için ne gibi önlemler alabilirdim.

Yapılacak özel bir şey yoktu. Normal bir yaşam sürmeye karar verdim. Düzenli kontrollerimi yaptırdım. Egzersizlere ve beslenmeme dikkat ettim.

Zihnimi eğitme kararı aldım. Bu benim kararımdı. Bilimsel bir kanıtı henüz yok. Olsa doktorlar herkese tavsiye eder, sanırım. Fakat en iyi gelen yanı, kendinizi stressiz ve rahat hissetmeniz.

Ölüme yaklaşmanın ki zaman zaman çok yakın olduğumu hissettim, özgürleşmeyi beraberinde getiriyor. Hafifleme ihtiyacı doğuyor. Hayata bir anda hiç tanımadığımız bir ahenk katıyor.

Hayatın, anlamını çözmeden, gitmek istemediğimi fark ettim. Şu an olabildiğince hayatın tadını çıkartarak, istediğim, keyif aldığım şeyleri yapıyorum. Kendini geliştirmeyen insanlarında sözlerine pek de aldırış etmiyorum. Hayat kısa ve kafaya takılacak çok daha önemli şeyler var. Kendinizi içe çekilerek geliştirmek gibi. Bu sayade hiç kullanmadığım yeteneklerimi geliştiriyorum.

Hastalık sayesinde, daha çabuk iyileşmeyi öğrendim. Dikkati toplayıp, içe yönelmeyi, öğrenmek, bu konuda alıştırma yapmak, yaşam tarzınızı, alışkanlıklarınızı değiştirmek. Bunların hepsini, şimdiki zamana kendinizi odaklayarak yaşayabilmek.

Pozitif dikkat, dokunduğu her şeye iyi gelir.

Kansere karşı, mücadele sıklıkla askeri benzetmeleri çağrıştırır. Gaziliğimi de ekleyerek, beş yıllık mücadelede, rütbe olarak bir yerlere getirmiştir.

Ciddi bir hastalık korkunç derecede yalnız geçen bir yolculuk olabilir. Çünkü söylenmeye çalışılan her şey iyi ya da çok kötü hissetmenize sebep olabilir. Bazı insanlar da duymayı en çok arzu ettiğimiz şeyi bulma konusunda oldukça başarılı olabiliyor.

Tahminlere göre kanserli bir hücrenin tehlikeli bir tümör haline gelmesi bir ila kırk yıl sürüyor.

Kanserle mücadeleyi öğrenmek, içimizdeki yaşamı beslemeyi öğrenmek demektir.

Hiçbirimizin ömrünün ne kadar olacağı belli değil. Neden hayatımızı olabildiğince iyi yaşamayalım.

Kendimizin ve hücrelerimizin tutumunu değiştirmek için daha bilinçli yaşamak zorundayız.

Kanser insanın yaşam tarzını ve hedeflerini değiştirir.

Kansere karşı en iyi koruma, tüm büyük psikolojik ve spiritüel geleneklerin değer verdiği gelişim sürecinden kaynaklanan bir tutum değişikliğidir. Spiritüel gelenekler, benliğin benzersiz bir başka deyişle kutsal yanını geliştirerek “uyanışı” teşvik ederler. En sahici değerlerimizi tanımlayıp, tutumumuzda ve başkalarıyla ilişkilerimizde hayata geçirmemiz çok önemlidir. Bu yaklaşımdan şükran duygusu doğar.

Sayfa, kanser gelişmesini önleyen ya da geleneksel yöntemlerin ya da doğal yöntemleri açıklamak için yazılmadı.

Kendi hastalığınız size yol gösterirken, sürecinizde, aileniz, arkadaşlarınız ve doktorlarınız size her konuda yardımcı olup, yanınızda olacaktır. Kanser hastalığı bir ekip işidir.

Kanser, her zaman için ölüm demek değildir. Kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır ve onunla yüzleşmek çaba, cesaret ve çevremizin desteği kadar kuvvet de gerektirir.

Yaşamınızda sağlıklı değişimler yapmak için, kendinize izin verin!

Sağlıkla ve Sevgiyle kalın.

Yasemin Emre


Anti Kanser kitabıyla tanıdığım , Dr. David Servan Schreiber, kanser hastalığını yaşayan bir bilim adamı olarak, araştırmalarını ve deneyimini paylaşmış. Bu değerli kitaptan kaynak olarak yararlandım. Kendisine teşekkür ederim.