BEN, KANSERİM

Sevgili Okur,

Bloga, FARKINDALIK İçin, PEMBE bir sayfa, ekledim. Sayfa, kanser gelişmesini önleyen ya da geleneksel yöntemlerin ya da doğal yöntemleri açıklamak için yazılmadı.

Erken ve doğru tanı İçin fizik muayene ve görüntüleme tetkiklerinin birlikte ve uzman ekip tarafından yapılması çok önemli.”

Kendi hastalığınız size yol gösterirken, sürecinizde, aileniz, arkadaşlarınız ve doktorlarınız size her konuda yardımcı olup, yanınızda olacaktır.

Size keyif veren, gülümseten şeylerden asla vazgeçmeyin ve onları hep yanınızda bulundurun.

Ben, kanserliyim. İlk teşhis bundan 5 yıl önce konuldu. Klasik tedavi gördüm. Sonra nüks etti. Bedenimin bu hastalığa karşı kendini savunmasına yardım etmek için öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeye karar verdim.

Sağlıklı bir yaşam sürmek için ne yapmalıydım? Ve kanserin nüks etmesinden kaçınmak için ne gibi önlemler alabilirdim.

Yapılacak özel bir şey yoktu. Normal bir yaşam sürmeye karar verdim. Düzenli kontrollerimi yaptırdım. Egzersizlere ve beslenmeme dikkat ettim.

Yeterli ve dengeli beslenme; tedaviyi olumlu etkiler, kendinizi daha iyi hissetmenizi, güçlü ve enerjik olmanızı sağlar.”

Zihnimi eğitme kararı aldım. Bu benim kararımdı. Bilimsel bir kanıtı henüz yok. Olsa doktorlar herkese tavsiye eder, sanırım. Fakat en iyi gelen yanı, kendinizi stressiz ve rahat hissetmeniz.

Hasta kelimesiyle etiketlendiğinizde, adınız, yaptıklarınız, yaşamınız birden görünmez olur. Ve sizi gördüğünü düşünen gözlerde, korkularıyla, sadece kanser hastalığı vardır. Siz “Ben buradayım, yaşıyorum”, “Kanser bir durum, hastalığın kendisi değilim” deseniz de, insanlar size ne yapacağınızı söylemeye çalışır.

Ölüme yaklaşmanın ki zaman zaman çok yakın olduğumu hissettim, özgürleşmeyi beraberinde getiriyor. Hafifleme ihtiyacı doğuyor. Hayata bir anda hiç tanımadığımız bir ahenk katıyor. Hayatın, anlamını çözmeden, gitmek istemediğimi anladım. Şu an olabildiğince hayatın tadını çıkartarak, istediğim, keyif aldığım şeyleri yapıyorum. Hiç kullanmadığım yeteneklerimi geliştiriyorum.

Hastalık sayesinde, daha çabuk iyileşmeyi öğrendim. Dikkati toplayıp, içe yönelmeyi, öğrenmek, bu konuda alıştırma yapmak, yaşam tarzınızı, alışkanlıklarınızı değiştirmek. Bunların hepsini, şimdiki zamana kendinizi odaklayarak yaşayabilmek.

Pozitif dikkat, dokunduğu her şeye iyi gelir.

Kansere karşı, mücadele sıklıkla askeri benzetmeleri çağrıştırır. Gaziliğimi de ekleyerek, beş yıllık mücadelede, rütbe olarak bir yerlere gelmişimdir.

Ciddi bir hastalık korkunç derecede yalnız geçen bir yolculuk olabilir. Çünkü söylenmeye çalışılan her şey iyi ya da çok kötü hissetmenize sebep olabilir. Bazı insanlar da duymayı en çok arzu ettiğimiz şeyi bulma konusunda oldukça başarılı olabiliyor.

Teknik olarak salgın sözcüğü bir hastalığa yakalananların sayısında hızlı bir artış olduğu zaman kullanılır. Salgın kelimesi, sizce kanser hastalığı içinde kullanılabilir mi?

1940’dan bu zamana bakıldığında ivme kazandığını görüyoruz. Dünyada gerçekten birçok salgın hastalık var. Hızla ölüyoruz.

Hasta bir gezegende sağlıklı yaşayamayız. Gezegeni hasta edenin de kim olduğu ortada.

Tahminlere göre kanserli bir hücrenin tehlikeli bir tümör haline gelmesi bir ila kırk yıl sürüyor.

Kanserle mücadeleyi öğrenmek, içimizdeki yaşamı beslenmeyi öğrenmek demektir. Bunu başarmanın yolu öze dokunmaktan geçiyor.

Hiçbirimizin ömrünün ne kadar olacağı belli değil. Neden hayatımızı olabildiğince iyi yaşamayalım.

Değişmeyi öğrenin

Ve öyle de oldu. “Bir Kitap Okudun Hayatın Mı Değişti?” sayfasından değişimle ilgili detayları okuyabilirsiniz. Koçluk Eğitimi ve Mucizeler Kursu Eğitimi işte tam bu noktada işe yaradı. Yazarlık Eğitimi ise; güçlü olmak duyguları bastırmak değil, duygularını düşüncelerini, ihtiyaçlarını ifade etmektir. Tüm bunları, yazıya aktarmak, kelimelerle dönüşümü sağladı.

“Benim eylemimdir yazı, bireysel eylemimdir. Bir de deneyimleme iç güdüsü var. Bir içgüdüdür yazı yazmak. Deneyimleme içgüdüsü. Kendini, doğayı, toplumu, insanları, evreni ve o sonsuz çıkmazı, ölümü, deneyimleme. Ama insan en çok neyi deneyimleyebilir? Kendisini…

Kendimizin ve hücrelerimizin tutumunu değiştirmek için daha bilinçli yaşamak zorundayız.

Kanser insanın yaşam tarzını ve hedeflerini değiştirir. Kalbinize şarkı söyletecek bir şeylere ulaşmanıza yardımcı olur.

Kansere karşı en iyi koruma, tüm büyük psikolojik ve spiritüel geleneklerin değer verdiği gelişim sürecinden kaynaklanan bir tutum değişikliğidir. Spiritüel gelenekler, benliğin benzersiz bir başka deyişle kutsal yanını geliştirerek “uyanışı” teşvik ederler. En sahici değerlerimizi tanımlayıp, tutumumuzda ve başkalarıyla ilişkilerimizde hayata geçirmemiz çok önemlidir. Bu yaklaşımdan şükran duygusu doğar.

Günümüzde korona virüsü salgını nedeniyle ölen bir sürü insan görüyoruz. Evde kal çağrısı nedeniyle insanların sıkıldığı ve yapacak bir şey bulamadığı için şiddetli iletişim halinde olmaları, oldukça üzücü. Oysaki farkındalık ve gelişim adına yapılacak çok şey var.

Ne mutlu ki, virüsün bulaşmaması için evde kalarak kendinizi koruyabilirsiniz. Bilinç tutulması hepimize zarar veriyor.

Tek yapmanız gereken, bilinç devrimi.

Kendine inanarak yola devam…

Sağlıkla ve Sevgiyle kalın.

Yasemin Emre


Anti Kanser kitabıyla tanıdığım , Dr. David Servan Schreiber, kanser hastalığını yaşayan bir bilim adamı olarak, araştırmalarını ve deneyimini paylaşmış. Bu değerli kitaptan kaynak olarak yararlandım. Kendisine teşekkür ederim.


Ivan İlyiç’in Ölümü,

Lev Tolstoy, Bu romanda daha çok tarihe not düşme derdindedir. İvan İlyiç’in Ölümü, başta ölüm ve yaşam olmak üzere pek çok şeye bakış açımızı değiştirmeye muktedir önemli bir başyapıttır.

Edebiyat dünyasından da bir baş yapıt tavsiye vermek istedim.

Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: