Enerji Tıbbı/Donna Eden

“Bedenin, ruhun ona dört bir yandan yağdığını, aktığını, dolduğunu ve ışıldadığını düşünmesine izin verin.

PLOTINUS

Merhaba,

Susturulan her şey sonunda ortaya çıkar. Duygularınız, dışarı vurmak istemedikleriniz, zaman geçtikçe karşılaştığınız kendiniz. Karanlığın içinden çıkmak istedikçe gömüldüğünüz kimliğiniz.

Toksinlerin vücuda etkisi, kötü huylu hücrelerin, çoğalmaması için kullanılan kimyasallar izi.

Benzer benzeri illa çekiyordu.  Kitabevi ziyaretim ve karşımda, Donna Aden 🙂

Enerji tıbbı zamana meydan okur.

Enerji tıbbı güvenli,doğal ve erişebilirdir, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin yüzünü de değiştirmeye başlamıştır. Dr. Richard Gerber’e göre “İyileşmeye nihai yaklaşım, en başında hastalığın ortaya çıkmasına sebep enerji seviyesindeki anormallikleri ortadan kaldırmak olacaktır.”

Enerji tıbbı ifadesi bugün eski şamanik şifa uygulamalarının modern kültürlere tanıtılmasından tutun da modern hastanelerdeki güçlü elektromanyatik ve görüntüleme teknolojilerinin kullanımına kadar pek çok şekilde kullanılmaktadır.

Enerji  tıbbı, bedenin bir enerjiler sistemi olduğu anlayışının sağlığı, iyileşmeyi ve refahı güçlendirmek için uygulandığı, sayıları giderek artan pek çok yaklaşımı tarif etmek adına bildiğim en iyi ifadedir.

Enerji iyileştirir ve enerji sistemleri iyileştirir.

Yazarla aynı süreçleri yaşayan biri olarak, doğal yaşamın getirdiği nimetler saymakla bitmez. Aldığınız nefesten, içinizdeki huzurun derinleşmesine kadar.

Keyifle okuyacağınız, bir kitap yolculuğu sizinle. İyi seyirler.

Sevgiyle

Yasemin Emre

 

 

Yaşam Dersleri/Elisabeth Kubler Ross

Merhaba,

Çıkış noktası insan sevgisi olan eserin, bir ömür süren çalışmaların bilgi ve deneyim birikiminin sade ve doğal bir anlatımıyla yararlı olacağı düşünülen kıymetli bir eser.

Elisabeth Kübler -Ross, yaşam ve yaşamak üzerine ilk kitabı olan Yaşam Dersleri’nde David Kessler ile birlikte yaşamı her anıyla dolu dolu yaşayabilmek için öğrenmemiz gereken pratik ve ruhsal dersler sunuyor.

Derslerimizi öğrenme hakkında konuşurken, tamamlanmamış bir işi ortadan kaldırmak hakkında konuşuyoruz. Bu tamamlanmamış iş ölümle ilgili değil. Yaşam ile ilgili. ” Evet güzel bir yaşam geçirdim, ama gerçekten yaşamak için hiç mola verdim mi?

Ancak ne kadar çok , dersi öğrenirsek  bitirdiğimiz işler de o kadar çok olacaktır ve ne kadar dolu dolu yaşarsak, yaşamı da gerçekten yaşamış oluruz.

1. Otantikliğin Öğrettikleri

Yalnızca olduğumuz kadar değerli, bütün ve tamamızdır. İster yaşamın başında ya da sonunda, ister ürünün doruklarında veya umutsuzluğun derinliklerinde hep koşulların arkasındaki insanlarızdır. Hastalığınız ya da yaptığın şey değilsiniz, olduğunuz kişisiniz. Hayat yapmakla ilgili değil, olmakla ilgilidir.

2. Sevginin Öğrettikleri

Sevgi, tanımlamakta bile büyük güçlük çektiğimiz bu şey, yaşamın tek gerçek ve devamlı olan deneyimidir. Korkunun karşıtı, ilişkilerin özü, yaratıcılığın aslı, gücün inceliği, kim olduğumuzun karışık bir parçasıdır. Mutluluğun kaynağı, bizi birleştiren ve içimizde yaşayan enerjidir.

Ancak, birbirimize duyduğumuz sevgiye yüklediğimiz koşullardan kurtulduğumuzda, huzuru ve mutluluğu bulabiliriz.

Sevilmek için kendimizi yırtmışızdır, hem de bunun koşullu, bu yüzden de yanlış sevgi olduğunu hiç fark etmeyerek. Başkalarının onayını bu kadar çok gerektiriyorsa, sevmemiz nasıl mümkün olabilir? Ruhlarımızı besleyerek ve kendimize karşı şefkatli davranarak işe başlayabiliriz.

Beslenirken kendinize bir parça şefkatli olun; kendinize bir mola verin.

3. İlişkilerin Öğrettikleri

Sevgi kendine benzeyen her şeyi iyileştirmek için eşiğinize getirecektir.

İlişkilerde ortaya çıkan durumlar hepimizin karşısına öğrenmemiz gereken dersler çıkarır. Bir cila makinesindeki elmaslar gibi, biz de ilişkilerimiz içinde birbirimizin kaba kenarlarını cilalariz.

4. Kaybın Öğrettikleri

Sevdiklerimizi ölümleri sonucu kaybetmek en büyük acı veren deneyimlerden biridir. Boşanma ya da ayrılma sonucu birini kaybedenlerin çoğunlukla ölümün en büyük kayıp olmadığını fark ettiklerini söyleyecek olmaları, kimseye saygısızlıkta bulunmadan yapılan ilginç bir yorumdur. Tersine, bu kadar zor olan şey sevdiklerinden ayrılmaktır. Bir kişinin varolmaya devam ettiğini bilmek ama o kişiyle bunu paylaşamamak, ölüm sonucunda yaşanan kalıcı ayrılıktan çok daha fazla acıya yol açabilir.

5. Gücün Öğrettikleri

Kişisel gücümüz, aslımızda varolan armağanımız ve gerçek kuvvetimizdir. Ne yazık ki çoğu kez bir çok değişik biçimde, farkında olmadan bunu unuturuz.

6. Suçluluğun Öğrettikleri

Başkalarını mutlu etme isteği suçluluk için verimli bir tarladır, ama tek tarla değildir.

Suçluluğun psikolojisi kökleri öz- yargıya, bir şeyleri yanlış yapmış olduğumuz duygusuna dayanmaktadır. Suçluluğumuz çoğu kez çocukluğumuzdan kaynaklanır. Diğerlerinin sevgisini kazanmak için oluşturduğumuz kimlikler.

7. Zamanın Öğrettikleri

Geçmişi önce gelen, geleceği de ileride bulunan bir şey olarak düşünüyoruz, ama bu, zamanın düz bir hat üzerindeki bir süreklilikte olduğu varsayımını getiriyor. Bilim adamları zamanın doğrusal olmadığını, katı bir geçmiş -şimdi-gelecek örüntüsünde kilitlenmediğimizi düşünmekteler. Doğrusal olmayan zamanda geçmiş, şimdi ve gelecek aynı anda varolabilir.

Bu olabilirliğin önemi var mı? Zaman doğrusal değilse, aynı anda geçmiş, şimdi ve gelecekte olabileceksek hayatlarımız değişmiş olacak mı?

8. Korkunun Öğrettikleri

Hayatta pek çok şeyden – insanların önünde konuşmaktan, dışarıda biriyle buluşmaktan, hatta kimi zaman yalnız olduğumuzu kabul etmekten korkarız. Bir çok durumda, denememek reddedilmekten ve altında yatan duygularla uğraşmaktan daha kolaydır. Aslında, korkular hilelidir, çünkü birbiri üzerine kat kat sıralanmışlardır. Her biri en alttakine, yani diğer tüm korkuların dayandığı temel korkuya inene kadar tek tek kaldırılabilir. Bu temel korku genellikle ölüm korkusudur.

9. Öfkenin Öğrettikleri

Gerçekte bildiğimiz, öfkenin eyleme yol açtığı ve çevremizdeki dünyayı kontrol etmemize yardımcı olduğudur. Ayrıca hayatlarımızda uygun sınırlar oluşturmamıza da yardımcı olur. Uygunsuz, şiddetli ya da zarar verici olmadığı sürece öfke yararlı ve sağlıklı bir tepki olabilir.

10. Oyunun Öğrettikleri

Hayatı çok ciddiye aldığımızda oyun oynamayı unuturuz. Üretken bir biçimde oynamayı öğrenmeden önce , yalnızca oynadığımız bir zamanı hatırlamamız gerek. Kalplerimiz açık olduğu ve sonrasında bir suçluluk duygusu yaşamadan oynayabildiğimiz bir zaman.

11. Sabrın Öğrettikleri

Felsefi açıdan bakıldığında, sabırlı düzenli olarak kullanılması gereken bir kasa benzer, çalıştırılmalı ve güvenilmelidir. Bu kası her gün karşılaştığımız durumlarda çayın mikrodalgada ısınması için bir iki dakika daha kalmasına izin vermek gibi az kullanırsak, hayatın büyük, zorlu mücadeleleri sırasında bizi destekleyecek güçlü bir kasımız olmaz. İyileşmenin her zaman iş başında olduğuna dair derin bir inanç geliştirmenin bu kadar önemli olmasının nedeni budur.

Dünyada bir güç vardır. Her olayın, her şeyin bizim bunu fark etmediğimiz ya da görmediğimiz durumlarda bile, iyiye gittiğine güvenin. Bu inançtır. Sabırlı olmak inançlı olmaktır.

12. Kendini Bırakmanın Öğrettikleri

Yaşamı bir tekerlekli paten gibi düşünün. Patene bineriz, onu süremeyiz. Tekerlekli patenin sizin istediğiniz yere gitmesini sağlamaya çalışmanın ne kadar sinir bozucu olabileceğini hayal edebiliyor musunuz? Sadece onu yöneltememekle kalmayacaksınız, ayrıca bütün inişleri ve çıkışlarıyla birlikte onun üzerinde olma deneyimini de kaçıracaksınız.

13.Bağışlamanın Öğrettikleri

Bütün bir hayat yaşayabilmemiz için bağışlamamız gerekir. Bağışlama, acılarımızı ve yaralarımızı iyileştirmenin yoludur, karşımızdaki kişilerle ve kendimizle bu biçimde yeniden birleşebiliriz.

14. Mutluluğun Öğrettikleri

İşin iyi yanı kendimizi mutlu etmek için gereken her şey bize verilmiştir; işin kötü yanıysa, bize verilen bu şeyleri nasıl kullanacağımızı çoğu kez bilemeyiz. Zihinlerimiz, kalplerimiz ve ruhlarımız tamamen mutluluğa kodlanmıştır; bütün donanım içimizde hazır durumdadır. Herkez mutluluğu bulma potansiyeline sahiptir. İnsanın bütün yapması gereken bunu doğru yerde aramaktır.

Yaşam Dersleri, kitabının bana ulaşmasında emeği geçen Sevgili Neşe‘ye teşekkür ederim.

Kendisi Bach Çiçekleri Eğitimini veriyor. http://www.sessizseyir.com

Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatmak amacıyla.

Yazarlar sizleri okumaya davet ediyor.

Okuyunuz…

Sevgi’yle

Yasemin Emre

 

 

Tek Tadımlık Hayat/ Lee Lipsenthal

“Her günü son günmüş gibi yaşayın. Nasıl olsa bir gün haklı çıkacaksınız.

Steve Jobs

Merhaba,

En büyük bilinmeyene, ölüme doğru çıktığı yolculukta cesareti, eyleme geçmeyi ve mizahı kendine rehber edinen Dr. Lee Lipsental‘ın bazen şiir, bazen bir bilgelik hikâyesi, bazen de dansa davet gibi okunan bu benzersiz kitabı, ölüm korkunuzu yenmenize ve hayatın olağanüstü yolculuğunun gerçek keyfine varmanıza yardımcı olacak.

Kitaptan sizlere ulaşmasını isteğim satırlar.

Ölümle karşılaşmak bize şu büyük soruları sordurur.

  • Ben kimim?
  • Neden buradayım?
  • Nereye gidiyorum?
  • Bunun ötesinde ne var?

“Bana göre en önemli şey, bu deneyimlerin benim hayatımın amacıdır ve gizemiyle ilgili sorularla donatmış olmasıdır. Kalbimizde çözüme ulaştırmadığımız her şey için sabredin ve soruların kendisini sevmeye çalışın.”

“Bazen susmak, sessiz kalmak ve dinlemek hayatla ya da ölümle ilgili en çok şeyi öğrendiğimiz durumlardır. Yeni bir şey yapmak ve görmek için koşuşturmaya ya da tonlarca gereksiz iş yapmamıza gerek yok. Sadece oturmaya ,dinlenmeye ve öğrenmeye ihtiyacımız var.

“Bu Zaman geçtikçe, benim hayat felsefem oldu. Her gün olan iyi şeyleri önemse ve bundan keyif al, olması gerektiği ya da olabileceği şeyden değil. ”

“Çoğu insanın hayatlarında zor dönemler yaşarken spiritüel aydınlanmalar yaşadığını, bazılarının geçmiş yaşam deneyimleriyle karşılaştığını, ama hepsinin evrenin büyüklüğünün farkına vardığını öğrendim. ”

“Bazı psikiyatrist  ve psikologlar deneyimlerin ortak bilinç dışından gelen bilgiler olabileceğini düşünüyor. Carl Jung bunu tanımlayan ilk kişiydi. Jung tüm canlıları birbirine bağlayan bir bilinçdışı alanından söz ediyordu.”

Bir düşünceye , bir duyguya ya da isteğe saplanıp kaldığımda , bir dakika kadar bu egzersizi yapıyorum ve bu , o düşünceden ya da duygudan uzaklaşmama yardımcı oluyor. Ağrım var, ama ben Ağrılarım değilim,”diye tekrar ediyordum.”

“Hayat boyu eğitime inanan bir öğretmen olarak, öğrenilen her şeyin öğretilebileceğini biliyordum.”

Yaşamı ve yaşanılanları güzel bir dille anlatan bu kitap size iyi gelecek.

Sevgi’yle

Yasemin Emre