Kim Olduğuna Uyanır Mısın?

Sevgili Okur,

Konu dünyayı kurtarmak değil. Bu senin kişisel spiritüel yolculuğunla ve bireysel evriminle ilgili. Doğumundan bu yana deneyimlediğin en heyecan verici, en büyüleyici zaman olabilir.

Ve dünya gerçekten de değişebilir. Gerçekten Kim Olduğuna göre hareket etmeye karar vermenle birlikte, dünya gerçekten “kurtarılabilir” ama asıl konu bu olamaz.

Asıl konu sizin kişisel evriminizin, dünyayı yaşarken ve deneyimlerken yarattığınız her bir değişimin amacı.

Eğer gerçekten Kim Olduğunu göstermeyi arzularsan, kendini bunu yaparken görebilmenin bir yolu, başkalarının acılarına son vermeye yardımcı olmak, gezegenine şifa getirmek, sevdiklerinin geleceğini olumlu bir biçimde etkilemek “çok büyük görev” yüklenmiş gibi hissetmek yerine, neşeyle yaşamın bu Gelişim İçin Mükemmel Zamanda önüne sunduğu fırsatın heyecanını yaşamak.

Uyanık olduğunu bilen o kadar çok insan varsa, neden dünya hala böyle?

Çünkü uyanık olmak ve bildiklerini bilmek…

Ve bildiklerini tümüyle hayatına entegre etmek… iki Farklı şey.

Biri sana, “Doğrusunu bildiğin halde neden böyle bir şey yapıyorsun” demedi mi?

Tanrı “yaradılış” hareketini deneyimler ve bunu Benliğinin, emirleri yerine getirmesini gerekli kılacak değil, tam tersi şekilde yapar: Tüm yaradılışlarına istediklerini yaratabilme izni ve gücü verir.

Böylelikle Tanrı’nın parçaları bütünün temel özelliklerini gösterir.

Saf bir Yaratıcının yapabileceği kadar mutlak özgürlükle, sınırlar ya da herhangi bir kısıtlama olmaksızın yaratabilmek.

Bu, tüm canlılara verilen bir güçtür.

Bu, insanoğluna verilen bir güçtür.

Anlama, yaratma, ifade etme ve deneyimleme gücüne sahip olman: hem de istersen.

Eğer bu uyanış anlamına geliyorsa, harika.

Bizi, kendimiz, birbirimiz, yaşamın ne olduğu ve nasıl çalıştığı ve Tanrı hakkındaki en temel varsayımlarımızı sorgulamaya ve insanlık kelimesinin tanımını yeniden oluşturmaya davet ediyor.

Tekâmül Yolu, her insanı Cesur Karar’ı vermeye, kim olduğumuza ve ne olmayı seçeceğimize; gezegeni değiştirecek yeni bir yoldan bakmaya çağırıyor.

İçgörü ve manevi algılayışla Walsch, kırılmış, bölünmüş bir toplumun kalbine bakıyor ve bizden, dünyamızı dönüştürme gücüne sahip kritik sorular sormamızı istiyor.

Naale Donald Walsch ‘ e ait satırları paylaşmanın gelişim içinde olanlara köprü kuracağını düşünüyorum.

Sevgiyle,

Yasemin Emre