OKUMAK SANATI

“Okumayı öğrenmek, sanatların en gücüdür.”Goethe

Sevgili Okur,

Yürümüyorsam okuyorum…

Okuma, yazma gücümüzü besleyen temel kaynaklardan biridir. Başkalarının gözlem ve yaşantılarını paylaşma, kişisel dünyamızın sınırlarını zorlama, okumayla gerçekleşir. Her şeyden önce, içinde bulunduğumuz zamanı aşma olanağını sağlayarak bizim, dünyayı anlama gücümüzü artırır. Sözgelimi, Sokrates‘in Savunması‘nı okuyan bir insan, o günün düşünce düzeyini tanır, o düşünce düzeyi içinde yaşar, kendini geliştirir. Bunun gibi bir Camus‘yü, bir Sartre‘i okuyarak da çağdaş insanın en gerçek sorunlarını, evrensel dramını öğrenir, giderek geçmiş çağlarla kendi çağı arasında düşünsel bir köprü kurar çağdaş insan.

Okuma düşüncelerimizi tanıma ve onları yansıtma olamadı da sağlar.

Yazmak isteği duyan her insan, düşünce ve dil gücünü beslemek için sürekli olarak okumak zorundadır.

Ama hangi tür okumayla bu dil ve düşünce gücü kazanılır?

Değişik yazı türleri, değişik okuma yöntemleri gerektirir. Kendi okuma yöntemini kendisi yaratır.

  1. Okuyacağınız yapıtın konusu nedir?
  2. Bu konu üzerinde birtakım ön bilgilerim ya da eleştirel anlamda düşüncelerim var mı?
  3. Yazar, neyi vermeyi amaçlıyor? Bilgilerimizi artırmak, bizi bir düşünceye mi inandırmak, bir yaşantı içine mi sokmak istiyor?
  4. Yazarın savunduğu anadüşünce ya da ana duygu nedir?
  5. Bu anadüşünce ya da ana duygu, nasıl bir yapısal bütünlük içinde veriliyor? Başka bir söyleyişle yazar, nasıl bir düşünce yöntemi uyguluyor?
  6. Yapıtın yaşamımıza katkısı ne oluyor? Yeni bir düşünce mi, yeni bir gerçek mi, düşüncede yeni bir yöntem mi, yoksa insan yaşantısı üzerine derinliğine bir anlayış mı?
  7. Yazarın, görüşlerini yoğunlaştırdığı konu hakkında neler biliyorum?
  8. Bildiklerimle, yapıtta öne sürülen düşünceler arasında bir bağlantı var mı?

Bende iyi olan ne varsa hepsini kitaplara borçluyum.

Okumanın tükenmez kaynağından, herkes kendi kafasının çapı oranında pay alır. Çağlar boyunca insanoğlu hep kitaplarla düşünegelmiş, kitaplara koymuş düşüncesini. Dolayısıyla günümüzün gerçek anlamda çağdaş insanı, düşünen insanı, okuyan insandır.

Her okuryazar, okuyan kişi sayılır mı?

Bir kitap sevdalısı,

Yasemin Emre


  • Jorge Luis Borges en güzel denemelerinden birinde, insan düşüncesinin evriminde kitapların yerini şöyle belirtiyor ” insanın türlü araçları arasında en şaşırtıcı olanı, hiç kuşkusuz kitaptır. Mikroskop ile teleskop, görme yetimizin uzantısıdır; telefon, sesin uzantısıdır; saban ile kılıç insan kolunun uzantısıdır. Kitap ise bambaşka bir şeydir. İnsan belleği ile düşgücünün uzantısıdır.”

    Borges’ın insan belleği ile düşgücünün uzantısı diye nitelediği kitapların içindeki bilgi ise, unutulmak İçin değil, bellekte tutulmak İçin okunur.

    Bundan dolayı, geliştirici, aydınlatıcı, iletletici nitelikteki okuma türü kitap okurluğudur.

    “Okumak Sanatı” konusunda kendini geliştirmek isteyenler için, tavsiye kitaplar.

    Okumanın Tarihi, Alberto Manguel : “Okuyucu, yalnızca sahip olduğu kodları çözmek yeteneğiyle iletiyi doğru düzgün anlayabilir “Simgesel”… anlamda sanat eseri, bunu anlayıp çözebilecek araçlara sahip kişiler için vardır.”Yazar olmaya soyunan kişi işaretleri kapıda geçirmeden önce, onların toplumsal sistemini tanımış ve çözmüş olmalıdır.

    Her kitap kendi başına bir dünya.

    Okumak ve Yazmak, Semih Gümüş


    Not; Klasikler, haklarında asla “okuyorum“sözünü değil, genellikle “yeniden okuyorum”sözünü işittiğimiz kitaplardır.

    Bir klasiği her yeniden okuma, ilk okuma gibi bir keşif okumasıdır.