Günün Getirdiklerinde, Ayhan Abla!

Merhaba,

Sabahın erken saatlerinde, keyifli bir gün doğumuyla, yeni güne uyanarak, bastonla, yolculuk terapisine başladım.

Doğayı, yeni açmış pembe çiçekleri, maviyi, gökyüzünü, ayna görevini üslenen denizi, yolu, insanları seyrederken, ruha deydim.

9 Eylül Üniversite Hastanesi pandemi nedeniyle, kontrollü olarak hasta kabul ediyor.

Tıbbi Onkoloji bölümünde Prof.Dr. Aziz Karaoğlu‘nu ziyarete gittim.

Güzel gönüllü, tüm canlara şifa dağıtan hocam, yine görevinin başındaydı. Raporlu kanser ilacının yenilenme tarihi gelmişti. Sağlık Bakanlığı’na onay için yazı yazıldı.

Daha önce yaptırdığım tetkiklerin kopyasını verdim. Kan tahlili içinde yazı aldım. Kontrol detaylarına geçmeden önce, bekleme alanında, yanıma bir kadın gelip oturdu.

Okuma, yazma bilmiyorum” “Sıram gelince, nasıl anlayacağım?”

Daha önce hastaneye geldiğinde, yanındakilere rica etmiş, terslemişler.

Ayhan ablanın önceki tecrübesi, sonraya referans olmuş.

Bugün onun kaygısı son buldu. Aziz Hocanın ekranında sorun olduğu için, hastalarını bölüm sekreteri okuyarak çağırdı.

Ayhan abla evren senin için çalışıyor “dedim.

Bu durum içimde, zihnimde birçok ışık yaktı. Onları sizlerle paylaşmadan önce, Ayhan ablayla ilgili vermem gereken önemli bir detay var.

Telefonunu çıkarıp, “Rehbere bak” dedi.

Kişiler numara ile kaydedilmiş. Her kişiye kendince bir numara vermiş. Tüm numaralar aklında. Bana dönüp, “Mesela sana 1 rakamını verip kaydetsem, asla seni unutmam”dedi.

Ayhan abladan bugün çok şey öğrendim. Okuryazarlığı yok, büyük bir yaşam tecrübesi var. Kendince akılcı yöntemler bulmuş. Tek başına çocuklarını büyütmüş.

5 yıldır kolon kanseri ile mücadele ediyor. Şeker hastalığı, gözüne vurmuş. Tedavi olmuş. Kaza geçirmiş, koluna platin takılmış. Biyonik, 60 yaşında, kendi işini kendi halleden, harika bir kadın vardı, yanımda.

Akciğer filmiyle, diğer sonuçları okuması İçin, Aziz Hocaya gelmiş.

Önce doktorum, Prof.Dr. Aziz Karaoğlu‘na 2 yıldır süren yolculuğumuzda desteği için teşekkür ederim.

Ayhan abla, güzel gözlerin Işıl Işıldı. Enerjin muhteşemdi. Binlerce kez maşallah…. Güzel yüreğinden gelen paylaşım İçin teşekkür ederim. Seni tanımak beni mutlu etti.

Benim kontrolüme gelecek olursak, Onkoloji hastalarının kan verdiği bölüm değişmiş. Pandemi nedeniyle, Getat (Geleneksel ve tamamlayıcı tıp) bölümünde, siteril bir ortam sağlanmış.

Hastanede tüm işlemlerim bittikten sonra, kahve keyfi çok güzel geldi. Yaşamı dinledim.

Eve dönüş yolunda ise Ayşe ablayı tanıdım. Hikayesini yarına aktarmak istiyorum.

Okuryazar olmayan kadınlarımızın günüydü buluşma. Sohbet esnasında gelen mesajları tek tek topladım.

Yarına hepsini paylaşmak üzere.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Yasemin Emre

Sadece Gerçekler Üzerinde Sağlam Yürüyebiliriz!

Merhaba,

Dün, bastonla beraber İzmir’e Özel Galen Tınaztepe Hastanesi‘ne keyifli bir yolculuk terapisi yaptık.

Geçen gün yazdığım kalple ilgili yazıyı hatırlayanlar, ziyaretin nedenini hemen anlamıştır. Eğer yazıyı yeni okuyorsanız, kardiyoli doktoru Doç.Dr.Ozan Kınay‘ı görmek için gittim.

Her zaman olduğu gibi randevu saatinden önce giderek, yapmam gerekenler hakkında bilgi aldım. Sekreterlikte kayıt işlemi yapıldıktan sonra EKG çekildi.

Görüşme saatini beklerken, kitap okudum ve bekleme salonunda yeni insanlar tanıdım. Gündemin konusu pandemi ve insanların ne kadar bilinçli olduğuna dairdi.

Randevu saati geldiğinde, kardiyoloji doktorunun kapısından girerken öznesi olduğum hikayeye neler eklenecekti.

Karşımda, tiyatral yeteneği olan, yeni bir karekter yaratma konusunda uğraş veren bir beyaz önlüklü, harika bir insan vardı. Kimi zaman savcı, kimi zaman hakim edasıyla yargılandığı dosyamı aklamaya çalışıyordu.

Yaratıcı görüşme için yazar kimliğim ve tüyümle teşekkür ettim. Ne var ki, karşısında Yasemin Emre, hastası olarak bulunuyordum.

Sintigrafi sonucunu değerlendirdik. Raporun doğrulanması lazımdı. Peki, nasıl doğrulanacaktı.

Koroner BT ile…

Miyokard perfüzyon sintigrafisinin koroner anjiyografiden farkı nedir?

Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (MPS) incelenen bölgenin hücre canlılığı ve perfüzyon durumu hakkında bilgiler veren bir yöntem olmaktadır. Koroner anjiyografi ise arterde bulunan makro patolojiyi gösteren bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kalp sintigrafisinin koroner anjiyografiden farkı nedir?

Kalp sintigrafisi damardan verilen radyoaktif madde ile kalbe ulaşan kan oranının saptanması ve bu şekilde tıkanma ya da daralmaların tespit edilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak damar tıkanması ya da daralması şüphesi ile yapılan kalp sintigrafisinin koroner anjiyografi ile doğrulanması zorunludur. Çünkü bu uygulama, şüphelenilen sorunla ilgili kesin sonuçlar elde edilmesine olanak sağlamaktadır.

Diğer yandan kalp sintigrafisinin ve koroner anjiyografinin birbirini tamamlayan tetkikler olduğunu söylemek mümkündür. Bu nedenle kalp sintigrafisinden sonra damar tıkanıklığı veya daralmalarından şüphelenen hekimler, bu şüpheleri koroner anjiyografi ile kesin sonuçlara ulaştırmaktadır.

Koroner hastalıkların psikolojik yanı olduğunu söyleyen kardiyolog, Psikiyatri bölümüne de gitmemi önerdi.

Psikolojik nedenler kalp ve damar sağlığımızı bozar mı?

Yani stres kalp ve damarı bozmakta, bozulan kalp ve damar sistemi de kişiye ayrıca stres yaratmaktadır.

Koroner BT’den sonra, bu şıkkı da elemeye karar verdim. Önce çay içmeliydim. Çay terapisiyle, anda kalarak kısa bir meditasyonunun ardından, Psikiyatri bölümünden Uzm.Dr. Yaprak Çilem Arslan ile olan randevum İçin hazırdım.

Destek aldınız mı?

Kısa zamana onca yaşanılan sığar mı? Sığmayacağını bilerek, sorunun ve soruların cevabını hızlıca uyguladıklarımla anlattım.

Yıllar içinde öğrendiğim şey sizi kimsenin dinleyecek zaman olmadığı. Dışarısı kendini anlatmak, hastalığını paylaşmak isteyen insanla dolu

Zorlandınız mı?

Zor olması gerekiyordu. Eğer zor olmasaydı herkes bunu yapabilirdi. Zor, harika olanı gerçekleştirir.

Bu size ‘ruhunuzun’ öğrettiği bir şey.

Gelişkin metod uyguladığımı, rasyonel baktığımı ve olayları çözümlediğim sonucuna ulaştı. İlaca ya da herhangi bir terapi yöntemine ihtiyaç yoktu.

Bu bölümü açıkça yazıyorum. Kanser hastalığı yaşamış, ya da psikolog gözlüğüyle yaşanılan süreci sorgulayan, yargılayan, “hiç iyileşme yok mu” diyen oldu. “Gittikçe kötüledi” diyen, birbirleri arasında konuşan, mesaj atan oldu. Bilimsel çalışmalara katkı sağlamak için klinik psikoloji öğrencileri anket doldurmamı bile istedi. Belki bu okuduğunuz satırlar beş yıldır içinde bulunduğum durumu net açıklar.

“Kanser tedavisinin yan etkileri”ni eklemeden yazıyı bitirmek istemedim.

“Kanser tedavisinin kardiyotoksisite (kalp hasarı) gibi yan etkileri her hastada görülmese de bu riski birkaç faktör tetikliyor. Örneğin bir grup meme kanseri tedavisinde çok başarılı olan ve sık kullanılan bir ilaç grubunda her dört hastadan birinde kalp yetmezliği gelişebiliyor. Kemoterapi ilaçlarının türü, dozu, veriliş şekli, öncesinde radyoterapi uygulama gibi bazı faktörler kalp üzerine yan etkilerin gelişiminde önemli. Kalp yetmezliği, damar tıkanıklıkları, ritim bozuklukları gibi etkilerin yanı sıra, hipertansiyon da oldukça sık kanser ilaçlarına bağlı olarak gelişebiliyor ya da kötüleşebiliyor. Önemli olan, kanser tedavisinde çok büyük ilerleme kat edilmesini sağlamış bu ilaçları kalbe yan etkisi var diye hiç başlamamak ya da kesmek değil, bu yan etkilerin farkında olmak ve hastayı bunları bilerek daha güvenli tedavi etmek. ”

Yaşamın en büyük paydası sağlık. Sağlık en büyük servet. İlla spesifik hastalığınız olması gerekmez, kontrol yaptırmak ya da destek almak için. Herkes gerekmeden de sağlık kontrollerini yaptırmalı ya da destek alabilmeli!

Güç, duygularımızı açıkça belirtiyorsak ve gerçekler üzerinde sağlam bir şekilde yürüyebiliyorsak güçtür…

Sağlıkla ve Sevgi’yle

Yasemin Emre

Bugün, Günlerden Ablam!

“En büyük servetin nedir bilir misin?”

Merhaba,

Evren mesajlarını oluşturduğunda, etrafınızda gördüğünüz her işaret size yön belirtir. Bazen bir hava ambulans, bazen de helikopter pistinin altı. Triology bölümü hikayedeki detaylara ulaşmanızı sağlar.

Bugün anlatacağım hikaye, büyük Ablam Nadide ile ilgili.

Mart ayının sancılı dönemlerinde yaşadığı fiziksel olaylar, biyopsiye taşıdı. Birkaç hafta sonra çıkan patoloji sonucu endometrium kanseri olduğunu söylüyordu.

Önce 9 Eylül Hastanesi Onkoloji Doktorum Prof.Dr.Aziz Karaoğlu‘na sonucu ilettik. “Pandemi ilan edildi” dedi.

Belirsiz olan bu süreç polikliniklerin kapatılmasına kadar gitti. Bölüm doktorlarına hiçbir şekilde ulaşamadık. Mevcut randevular da ertelendi. Hemen arkadaşım, dostum olan onkoloji doktoru Tijen Hanıma mesaj attım. Prof. Dr.Yusuf Yıldırım‘ın ismini verdi. Ortopedi doktorum Doç.Dr. Burçin Keçeci ise Prof. Dr. Coşan Terek Hoca“dedi.

Böyle zamanlarda en önemli şey sorularınıza doğru cevap verecek doktorları bulabilmekte. Beyaz önlüklüler, doğru zaman ve yerde, zorlu süreçte eşikten geçmek için destek verdi.

Ayrıca, Can bağı olan dostların ve Yiğenim Murat‘ın desteğini bu satıra eklemeliyim.

Ablam, Yusuf Bey’e iletilmek üzere asistanına mesaj attı. Gelen cevapta Pandemi nedeniyle özel doktorlar da muayene ve ameliyatlarını ileri tarihe atmıştı. Sevindirici olan doktorun tavsiye ettiği, hormon ilacı bu belirsiz dönemde hastalığın tedavi sürecine yardımcı olacaktı.

Mayıs ayında, Kent Hastanesi, Kadın hastalıkları bölüm doktorlarından Doç.Dr.Mehmet Tunç Canda ile temasa geçtik.

Kısa sürede çekilen pet ve diğer tetkiklerin ardından 18 Mayıs tarihinde Doç.Dr.Mehmet Tunç Canda eşliğinde ”laparoskopik histerektomi ve laparoskopik lenf disseksiyonu” ameliyatı gerçekleşti.

Şanslı olduğumuz en önemli konu Doç.Dr.Mehmet Tunç Canda‘nın ilgisi ve detaylara dikkat ediyor olması yolculuğu kolaylaştırırken akışta kalmamızı sağlıyordu.

Ameliyattan sonra çıkan patoloji sonucu % 85 her şeyin temiz olduğunu söylerken, heyet bu durum İçin ne karar verecekti.

Kent Hastanesi, Radyoloji Onkolojisi doktoru Uzm.Dr. Osman Burak Can tedavi için, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bölüm doktoru olan Uzm.Dr.Betül Aktaş‘a yönlendirdi.

Hastaneyi en son görüş tarihimizden, bu yana yapılanmış, yeni bölümler eklenmişti. Biraz nostalji yaptıktan sonra tedavi sürecinin planlamasıyla ablamla yolumuzun kesiştiği bu noktada, önümüzde yeni bir kapı açılıyordu.

Bugün Triology kapısından içeri girdik. İlk brakiterapi seansını aldı. İki seansı daha var. Kanser hastalığının tekrar etmemesi için %15’lik riski yok edebilmek için terapi uygulanıyor.

Yaşamın en önemli paydası olan sağlık, konusunda “Erken teşhis hayat kurtarır” sözünü tekrarlayarak ailenizde kanser hastalığı geçirmiş bir yakınınız varsa kontrollerinizi ertelemeyin. Hayatta en önemli servet sağlık. Bir de canınızdan çok ama çok sevdiğiniz “Kardeşiniz, Kardeşleriniz” der, tüyümle yazıyı sonlandırırken , Ablamın, sürecinde, yanımızda olan, arayan, içinde bulunduğumuz durumu anlayan, herkese teşekkür ederiz.

Sağlık ve Sevgi’yle

Yasemin Emre