İvan İlyiç’in Ölümü

Merhaba,

Kişisel işlerimi bitirdikten sonra, geldiğim yer. Beklerken, ikram edilen çayın, demi de yerindeydi. İkincisini bile içtim. “Çayın yanında bir şey yok mu?” diye soracak olursanız, tek tip beslenen biri olarak kitap bulunuyor.

Yıllardan beri, unlu , şekerli gıdalardan uzak duruyorum. Yiyecek olarak çoğunlukla sebze, meyve, salata tüketiyorum.

Anneme ise bir parça börek yemek keyif veriyor. Bülent Börekten‘e geldim. Tazecik böreklerin siparişini verdikten sonra çayımın keyfiyle bekledim. An’da kalarak, yaşamı dinledim. Senfoni çok güzeldi. Huzur, sakinlik, rüzgarın, bulutun, mavinin uyumu görülmeye, hissedilmeye değerdi.

Bulutu bol, gökyüzünün, damlaları, indim ineceğim, nameleri yapıyordu. Yakın çevredeki yerlere yağıyordu. Dünde İzmir hastane ziyaretinde yağmurda ıslanmak iyi gelmişti.

Yağmuru, yağmurlu havayı severim. Verdiği hislerden dolayı.

Mavinin huzurunda, güne eşlik edecek, kitabı çantadan çıkardım. Lev Tolstoy‘dan İvan İlyiç’in Ölümü.

Bir de insanın beynini kurcalayan şu ölüm meselesi vardı. Kanser teşhisine karşı ilk tepki çoğu zaman inanmamaktır. Kendi ölümümüzü tahayyül etmeye çalıştığımızda aklımız isyan eder. Sanki ölüm yalnızca başkalarının başına gelebilirmiş gibi…”

Tolstoy, İvan İlyiç’in Ölümü’nde bu tepkiyi çok iyi betimler.

“Ya gerçekten bütün hayatım yanlışsa?”

Ölümcül bir hastalığa sahip olduğunuzda tam da böyle düşünüyorsunuz. İçeri çekilerek kendinize ulaşmaya çalıştığınızda yabancı katmanlardan çıkardığınız her benle öze ulaşmak huzur veriyor.

“Hayatın bu kadar anlamsız, bu derece çirkin olması imkansızdı. Gerçekten bu kadar çirkin ve anlamsızsa neden ölmeliydi, hem de ıstırap içinde?..

Hayat sadece çirkinliklerin ve acımasızlıkların olduğu bir yer değildi. Yapmam gereken, yaşamın keyif veren yerlerini keşfetmekti.

Hayatın anlamını bulmak için çıktığım yolculukta davetini kabul ettiğim, bu değerli kitabın satırlarında yürümeye başlamıştım.

Amansız bir hastalığın kıskacındaki bir yargıcın ölüme doğru yavaş yavaş giderken kendisiyle, toplumla ve kurulu düzenle hesaplaşmasını anlatır.

Tolstoy’un olgunluk eserlerinden olan bu roman, küçük cüssesine rağmen edebiyat uzmanları tarafından bir baş yapıt olarak görülmüştür.

Bu romanda daha çok tarihe not düşme derdindedir. İvan İlyiç’in Ölümü, başta ölüm ve yaşam olmak üzere pek çok şeye bakış açımızı değiştirmeye muktedir önemli bir başyapıttır.

Uzun zaman sonra, D&R ziyaretide yaptım. Okuma listeme birkaç kitap ekledim.

Okuma listem, oldukça uzun. Sonu gelmeyecek gibi. Hayatı anladıktan sonra kaleme kuvvet, dönüşümü anlatan dev yazarlardan öğrenilecek daha çok çok şey var.

Haliyle bu sayfada yerlerini alırken, bazıları benim hayatımda olan şeyleri de anlamış ve paylaşmış gibi. Hikayelerin bir yerinde kendi hayatınınıza denk düşmeniz mümkün. Önemli olan o denk düşen yerden ne anladığınız?

Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Okuyunuz…

Sevgiyle,

Yasemin Emre


Kanser, her zaman için ölüm demek değildir. Kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır ve onunla yüzleşmek çaba, cesaret ve çevremizin desteği kadar kuvvet de gerektirir.

Yayınlayan

KitapSever Blog Yazarı

“Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde birşeyler olmalı...” Ray Bradbury

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s