Paralel Evrenler, Fred Alan Wolf

“Zaman yolculuğu, gerçekliğin doğası, varoluş ve bilincin rolü üzerine inanılmaz yaklaşımlar.”

Merhaba,

Güneşi görünce, pencerenin önüne kurulan güzellik, kitapla aynı karede yer almalıydı.

Fred Alan Woolf’un birçok kitabını okuduktan sonra, “Paralel Evrenler”in ne olduğunu anlama çabam.

Kitapları düzenlerken, detayları paylaşmayı atlamış olduğumu hatırladım.

Paralel Evrenler, bilim kurgu tonunda filmlere konu olsada aslında nedir?

Evrende hiç boşluk yoksa, algı konusunda sınırlı olduğumuz bedensel varlıklar olarak, daha üst boyutları görebilme becerisi nasıl geliştirmeliyiz?

Ya da göremediğimiz, görme becerisi geliştiremediğimiz kavramlar hakkında nasıl yok, diyebiliriz.

Gökyüzüne Bak- O Süper Uzamdır!

Eğer gerçekten de paralel evrenler varsa, o zaman onlar nerede?

Kent merkezinden ne kadar uzak ?

Bir fark yaratmayacak kadar uzaktılarsa onları neden merak edelim ki? Gerçekten de onların orada olduklarına kim inanabilir ki?

Ben onların burada ve şimdi olduklarına inanıyorum, yaşadığımız bu aynı uzama yerleşmiş durumdalar. Uzam, tahmin ettiğimizden çok daha tuhaf… Sadece bir elektron gibi, atom altı bir parçacık, aynı anda birden fazla yerde var olabilir. Tek bir yer ve tek bir an dışında hiç gözlenmemiş olmasına rağmen, uzamın kendisi de aynı anda, birden fazla uzamda var olabilir ve o halihazırda gördüğümüzden hiç de farklı görünmeyebilir.

Diğer bir değişle, bu uzamlar, bu bütün evrenler, üst üste binmiştir, tıpkı birbirinin içine yerleştirilmiş Çin kutuları gibi. Bu sefer tek fark, kutuların hepsi aynı boyuttadır.

Bu kadar zor anlaşılabilir bir şeyin, gerçekten de mümkün olduğunu hayal edebilmenin bir yolu, bütün olası uzmanları içeren bir uzam fikrini ortaya atmaktır. Buna süper uzam diyoruz. Orada, diğer evrenler için daima yer vardır, süper uzamın içinde tam bir uzam vardır. Onun içinde nesneler, bireysel fakat ayrık gerçekliklerdir. Ve tüm bu gerçeklikler, olasılık rüzgarında oluşan dalgalar gibi hareket ederler.

Kitap satırlarında yer alan tüm bilgiyi paylaşamayacağımdan, sizlere de okumak İçin bir şeyler kalsın istedim.

Yukarı nasılsa, aşağıda aynıdır. İnsan denen varlık, henüz kendini çözme, anlama becerisi geliştirememişken. Haliyle kendi dışındaki olayları çözme konusunda yeterli görünmüyor.

Okültizm der ki; “Kadim akıl çağlar önce problemi çözmüştür. Evet; bu gerçektir, alaycı okuyucu kadar, Bilim yavaşça fakat kesin şekilde Okült bölgelere yaklaşıyor. Kendi keşifleriyle bizim anlatım dilimizi sembollerimizi ister istemez benimsemeye mecbur kalıyor. H.P.Blavatsky’ nin yıllar önceki sözleri duruma ışık tutuyor.

Bizden önceki dönemlerde yaşayan ve gerçekten bilinçli varlıklar, insanlığa tamamlanıp gittiler. Bıraktıkları eserleri de okuyanlar belli.

Var olan bizlerde o bilinç seviyesine ulaşmış görünmüyoruz.

Başka dünyaları ararken yine kendi dünyama düştüm.

Sizler başka dünyaları keşfedebildiniz mi?

Okuyalım…

Sevgiyle,

Yasemin Emre

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s