Kendileriyle Savaşanlar, Stefan Zweig

Kendileriyle Savaşanlar, Stefan Zweig

Merhaba,

Okumaya başladığımda oluşan duygu. Hölderlin, Kleist, Nietzsche‘in hayatı, Goethe ile karşılaştırılıyordu.

Kitabın yazarı, Stefan Zweig “Kendileriyle Savaşlar” dan değil miydi?

Yaşadıklarını hikayelerine aktarma gayretinde olan hümanist yazar. Bildiğimiz kadarıyla, hayatını intiharla sonlandırmıştı.

Kitabın satırlarına dönecek olursak, aktarmak istediklerim tekrar büyütmüş olmalı.

Şeytani ; Sözcük, antik dönemin mitsel-dinsel temel anlayışından yola çıkıp, birçok anlam ve yorumdan geçerek günümüze kadar geldi; öyle ki artık onu kişisel bir yoruma tabi tutmak gerekli oldu. Şeytani demekle kast ettim şey, her insanın temelinde ve özünde yatan o doğuştan gelen huzursuzluktur ve bu huzursuzluk onu kendinden çıkarır, onu kendinden alıp sonsuza, asıl olana sürükler, sanki doğa her bir ruhta, o ilk kaosun dışa vurulmamış, tedirgin eden parçasını bırakmıştır.

Goethe, “kumanda edilirse” ben”kontrol edilemez olanı” şekillendirici zihne dönüştürebilirse ortaya yüksek, şeytani olanınkinden kesinlikle daha düşük olmayan bir sanat çıkar.

İlerleyen satırlarda Stefan Zweig yazarların durumunu toparlar ve aşağıdaki cümleyi kullanır.

Edebi bir şey yaratan hastalık artık hastalık değildir, bilakis fazlasıyla sağlıklı, en sağlıklı olmanın bir biçimidir.

Holder şairin uyanışı şöyle açıklar.

Şairi, diğerlerinde olduğu gibi üzüntüden, miskin bir can sıkıntısından yaratmamıştır Tanrı- Schiller’de her zaman sanatın herhangi bir yüce “oyun” olduğu fikri hakimdir, bilakis bir gereklilikten dolayı yaratmıştır ; O şairsiz olmaz, yani tanrısal olan, ancak şairin aracılığıyla olur.

Tanrılar oyun olsun diye göndermez şairi, tersine gereklilikten gönderir; Ona ihtiyaçları vardır, o “akan sözlerin” elçisine.

Hölderlin, neredeyse mantık dışı kişiliğin, entellektüel olmayan kişiliğin tipik örneğidir, genellikle muazzam bir şekilde, dehanın herhangi yerinden bir yıldırım gibi çakıp gelen düşünceleri kesinlikle eşleşme yetisinden yoksun, o büyüleyici kaosları her türlü bağa ve eklenmeye karşıdır.” Eğitimli Ruh” hakkında şöyle der:

Sadece tomurcuklananı tanırım ben,

Ne düşündüğünü tanımam ben.

Tanrılar onun hiçbir şeyi tamamlamasına izin vermezler. Ama onun bizzat tamamlanmış olmasına izin vermişlerdir.

Derinliği anlayacağınızı düşünüyorum…

Zevkle okuyacağınız, okurken ünlü düşünürlerin yaşamlarına, sanata, yaratıcılığa farklı bir bakış açısıyla yaklaşacaksınız.

Herkese keyifli okumalar.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s