Dale Carnegie/Dost Olma Sanatı

“Hiç kimse emir almaktan hoşlanmaz.”

Merhaba,

Dale Carnegie, kişisel gelişimle ilgilenen herkesin yakından tanıdığı isim. Haftanın belirli zamanları okuduğum kitaplardan kafamı kaldırıp, başucu kitaplarına, dönüp sayfaları karıştırırım. Yine o günlerden biri.

” Hiç kimse emir almaktan hoşlanmaz.”

Yukarıdaki satırı dinlediğinizde, kulağınıza nasıl geliyor?

Dale Carnegie‘den yazdığım alıntıyı okuduktan sonra karar verin derim.

Bir kez Amerikalı Biyografi Yazarları Başkanı Bayan Ida Tarbell ile yemek yeme mutluluğuna erişmiştim. Bu kitabı yazmaya başladığımı söylediğimde, insanlarla geçinmek gibi önemli bir konu üzerinde konuşmaya başladık. Bana Owen D.Young’ın biyografisini yazarken Bay Young ile üç sene aynı ofisi paylaşan genç bir adamla yaptığı görüşmeyi anlattı. Genç adam bu süre zarfında Owen D.Young’ın hiç kimseye doğrudan bir emir verdiğini duymamıştı. Daima emretmek yerine öneride bulunuyordu. Örneğin hiçbir zaman “Şunu yap, bunu yap!” dememişti. “Bu durumu göz önünde bulundurabilirsiniz, ” veya ” Bunun işe yarayacağını düşünüyor musunuz?” demeyi tercih ediyordu. Asistanlarından birinin yazdığı mektubu gözden geçirirken, ” Belki de bu paragrafı şöyle yazsaydık daha iyi olabilirdi”diyordu. İnsanların işleri kendi bildikleri gibi yapmalarına fırsat veriyordu. Hiçbir asistana ne yapması gerektiğini söylemiyor, bildikleri gibi yapmalarını istiyor ve kendi hatalarını görerek düzeltmelerini bekliyordu.

Bu yöntem insanın hatalarını düzeltmesini kolaylaştırır. Kişinin onurunu korumasına yardımcı olurken kendisini önemli hissetmesini de sağlar ve insanları karşı çıkma yerine işbirliğine yönlendirir.

Düşüncesiz bir emrin neden olduğu kırgınlık kolay kolay geçmez; emir kötü bir durumu düzeltmek için verilmiş olsa bile.

Satırları okuduktan sonra kendinizi nasıl hissettiniz?

Hata yapmayan insan, gelişmiyordur. Kendi hatalarınızdan işe başlarsanız, karşınızdaki kişi kendi hatalarının farkına varacaktır.

“Karşınızdaki insanı eleştirmenden önce kendi yanlışlıklarınızdan söz edin. Yani iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırın.

Çok uzun yıllar, asistanlık yaptığım günlerden, güne geldiğimde, yoğun çalışmaktan okulu bitiremesem de, hatalarımdan geliştiğimi görüyorum. Yoksa şimdi, yazan kişi olamazdım.

Herkese iyi okumalar. Yazarları da unutmadan, hislerinizi olduğu gibi aktarın, kelimelerinizi takip ettikçe, doğru yolu göstereceklerdir.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s