O kadar da harika değilsin, Elan Gale

Merhaba,

Çeşme D&R ziyareti sırasında rafta bulduğum, davetli olduğum kitap. Daveti kabul ederek iletişime geçtim. Elan Gale, kitabın arka kapağından seslenirken; türk kahvemi içiyorum. Star Bucks’ın fincan tabakları pek bir eğlenceli. Sahi balık ne anlama geliyor?

Masadaki, gözlüğü merak edenler için yazıyorum. Markasını belirtmek için değil, bakış açısı demek. Yazar gözlüğünü takarak empati kuruyorum.

Kişisel gelişim endüstrisi eğer pozitifseniz, en iyi adımınızı atarsanız ve kendinize inanıyorsanız mutluluğu bulacağınızı söyler. Hadi gerçekçi olun, istediğiniz bütün ilham verici alıntıları okuyorsunuz. Kalp şeklindeki aynanızda kendinize bakarken kendinizi olumlayarak ve kendinizi sevmeyi öğrenmeye çalışarak günler geçiriyorsunuz.

Kafanızın içindeki sesi dinliyorsunuz çünkü dediklerini beğeniyorsunuz. MUTLU olmak istiyorsunuz. ÖZEL ve ÖNEMLİ olduğunuza inanmak istiyorsunuz. Buna İHTİYACINIZ var. Bunun için DELİ OLUYORSUNUZ. DAHA İYİ OLMAYA odaklanmak yerine, umutsuzca ve tümüyle DAHA İYİ HİSSETMEYE teslim olmuş durumdasınız.

Ama gerçek şu ki siz sert çocuk değilsiniz ve istediğiniz hayata hâlâ sahip olamadınız. O Kadar da Harika Değilsin işte tam burada devreye giriyor. Bu kitap, kendinden nefret etme, pişmanlık gibi olumsuz gündelik hisleri alıp bunları hayatınızı iyileştirmek için nasıl kullanacağınızı anlatıyor.

O Kadar Da Harika Değilsin, kitabını okudukça, karşılaştığım satırlar ise yazıda yerini alıyor.

Kıssadan hisse”, diyor kitapta, “her zaman yüksekleri hedeflemelisiniz.” Her zaman yıldızlara ulaşmayı denemelisiniz. Ama şunu da bilin ki astronot değilseniz yıldızların yanına bile yaklaşamazsınız. Dolayısıyla geriye iki seçeceğiniz kalıyor :

Arzularınız konusunda mantıklı olun.

Astronot olup yıldızlara uzanın.

Ama eğer ikinci seçeneğe karar verdiyseniz, öğrenmeye ve gelişmeye hazır olmalısınız. Ve ne kadar daha iyi olduğunuzu düşünürseniz bunların herhangi birini yapma ihtimaliniz o kadar azalır.

Gelişme yönünde adımlar attıkça, hayatta neredeyse kesin olan iki şey olduğunu anlayacaksınız:

Akıllılar aptal olduğunu bilir.

Aptallar Akıllı olduğunu düşünür.

Ergen olduğunuz ve her şeyi bildiğinizi düşündüğünüz günleri hatırlıyor musunuz? Her şeyi çözmüş olduğunuz halde, büyüklerin bir şey öğretmek için sizin zamanınızı harcıyor olmalarına çok kızıp hırsla odanıza kapandığınızı hatırlıyor musunuz?

Her şeyi bildiğinizi hatırlıyor musunuz?

Ve sonunda yetişkin olduğunuzda, geriye dönüp nasıl da her şeyi bildiğinizi düşündüğünüze baktığınızı hatırlıyor musunuz?

Bu büyük bir derstir. Çoğu insan için önemli bir andır. Öğrenecek daha çok şeyiniz olduğunu ve daha çok gelişmeniz gerektiğini anladığınız gün, tam bir salak olmamaya başladığınız gündür.

Büyümek harika ve önemli insanların hayatta yapmak zorunda kaldıkları en zor şeyi yapmalarını gerektiriyor. Sorumluluk almak. Ama nedense, “büyümeyi” yaşamı ve nasıl olması gerektiğini bilme fikriyle karıştırıyoruz. Bu inanılmaz derecede yanlış. Bilmek yaşamamın tam tersidir. Eğer hayret etmek yaşamın başlangıcıysa bir sonraki adımdır ve bilmek de sondur.

Dünyadaki en beter insanlar her şeyi bildiklerini sananlardır. Evreni öyle iyi anlıyor ki kendileri için ve sizin için neyin en iyi olduğunu görürler. Ama bir de her şeyi bildiğini düşünen insanların kibirli enerjilerini gerçekten bir şeyler öğrenmeye, anlamaya ve çevrelerindeki dünyanın farkında olmaya harcadıklarını düşünün.

Bunu yapabilirsiniz. Sadece bir tek basit kurala uyarak dünyanın en akıllı insanı olabilirsiniz : Kendinize hiçbir şey bilmediğinizi itiraf edin.

Okuyucu gözlüğümü tam bu noktada takarak, itiraf ediyorum. Bir konuda onlarca kitap okuduğum halde, farklı bakış açılarıyla halen öğrenme yolculuğum küçük bir çocuk edasıyla keşfetme yolculuğunda.

Büyümenin ve gelişmenin anahtarı küçük olduğunuzu kabullenmektir. Ne kadar az bilirseniz o kadar çok hayret edersiniz ve narsist biri olmayı bırakıp ilginç bir hayat yaşamaya başlayabilirsiniz.

Ve ilginç bir hayat yaşamak tek bir şeyle ilgilidir : Merak .

Bilmediğinizi kabullenmekte bildiğinizi beyan etmekten çok daha fazla özgüven vardır. Özgüvenli bir geleceğe yürümek cesurca değildir. Kolay bir şeydir. İleride ne olduğunu bilmeden, vahşiliğe doğru körlemesine yürümek ? İşte bu cesarettir. Bu yaşamaktır.

Yazarımızdan araya alıntı yaptıktan sonra ; benim gibi yazarlık konusunda gelişen biriyseniz, tavsiyeleri var. Özellikle bir yazarın duyguları nasıl kullandığı ile ilgili.

Elan Gale, “negatif” süreçten kişinin gelişimi için neler çıkartabileceğini okurken, düşündürecek.

Kişisel gelişimin içinden sancılı bir geçiş yapmış. Kitapta farklı bir lisan kullanıyor. Bazen sert bazen de görmekte zorlanan insan varlığını dürtüyor.

Mutluluk açına hap gibi atıp, kullanacağınız olumlamalar yok. Aksine onları kullandığınız da başınınıza neler gelebileceği.

Kimse harika değil, bunu da unutmayın….

Elan Gale, en iyi Bachelor dizisindeki çalışmaları ile tanınan bir yazar ve televizyon yapımcısıdır. Ayrıca, Cennette Bachelorette, Bachelor Pad, Bachelor Pad ve Lise Reunion’u üretti. 

O kadar da harika değilsin” sizinle…

Okumayanlara tavsiye, okuyanlara bilgiyi hatırlatma amaçlı.

Yazarlar sizi okumaya davet ediyor.

Okuyunuz…

Sevgiyle,

Yasemin Emre

Yayınlayan

KitapSever Blog Yazarı

“Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa, kitapların içinde birşeyler olmalı...” Ray Bradbury

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s