Yazarın Umudu

Yazarlık hayatım bana sözcüklerden çekinmeyi öğretti. En açık gibi görünenlerin çoğu zaman en kalleşleridir. Bu söz de dostlardan biri de “kimlik” tir. Hepimiz bu sözcüğün ne anlama geldiğini bildiğimizi sanırız Ve o sinsi sinsi tersini söylemeye koyulsa da, ona güvenmeyi sürdürür dururuz.

Kimlik bir cüzdandan mı, ibaret?

Nereli olduğunuz, resminiz yazan bilgileriniz aslında kim olduğunuzun bilgisini net olarak verebiliyor mu?

Kitabı okurken bildiklerimizin derinine inerken yeniden öğrenmeye başladığımız bu süreç, hem de yaşanılanları hatırlatırken, hayatımıza yenilerini de ekliyor. Bu yolculukta varacağımız nokta huzur verici.

Öncelikle bir kaç durakta beklerken kitaptan not aldığım cümleler.

Hiçbir aidiyetin mutlak surette baskın çıkmadığını anlamak İçin dünyada olup biten farklı çatışmalara bir göz gezdirmek yeter. İnançlarının tehdit altında olduğunu hisseden insanlar arasında, bütün kimliklerini özetler gibi görünen şey dinsel aidiyet. Ama tehdit altında olan ana dilleri ve etnik gruplarıysa o zaman dindaşlarıyla kıyasıya savaşıyorlar.

Amin Maalouf kimliği ile ilgili detayları sıralarken,

Türk olan büyükannem, Mısır Marunisi kocasından Ve ben doğmadan çok önce ölen ve bana şair, özgür düşünce sahibi, belki de mason ama her halükarda şiddetli bir kilise karşıtı olduğu anlatılan öteki büyükbabamdan söz edecek miyim? Moliere’i Arapçaya ilk çeviren ve bunu 1848′ de bir Osmanlı tiyatrosunun sahnesinde oynatan büyük büyük dayıma kadar uzanacak mıyım?

Kimliğimizi belirleyen bu geniş alanla aslında hepimiz dünya üzerinde kendi kültürlerimizle yaşarken, yabancı olmadığımız Ve sorguladığımızda aramızdaki bağlar düşünülesi bir değerde mi?

Bir yazar son sayfaya geldiğinde en kalpten dileği, kitabının yüz yıl sonra, iki yüz yıl sonra hala okunuyor olmasıdır. Kuşkusuz bu asla bilinemez. Sonsuz olması istenen ve ertesi gün ölen kitaplar varken, bir okullunun eğlence olsun diye yazdığı sanılan bir başkası ayakta kalır. Ama daima umut edilir.

Ben ne bir eğlencelik ne de edebi bir eser olan bu kitap İçin o dileği tersine çevireceğim; torunum yetişkin biri olup da, günün birinde rastlantıyla aile kitaplığında onu keşfettiğinde biraz sayfalarını karıştırsın, biraz göz atsın, sonra omuz silkerek ve büyükbabasının zamanında hala böyle şeylerin konuşulmasına ihtiyaç duyuluşuna hayret ederek aldığı tozlu yere geri koysun.

Keyifli okumalar diliyorum.

Sevgiyle

Yasemin Emre

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s