Descartes/Kitapları

“Gerçeği arayanın yaşamında bir kez tüm nesnelerden gücü yettiği ölçüde kuşku duyması gerekir.” Descartes

Merhaba,

Bence, sorular, cevaplarını bulmak İçin sorulur. Cevabın zamanı değilse de zamanı gelince, kitaplar aracılığıyla tek tek bulunur. Yeter ki doğru sorular olsun.

Felsefenin İlkeleri, İngilizceden çevrilmiştir. Felsefenin İlkeleri, René Descartes’in bir kitabıdır. Temelde, İlk Felsefeye İlişkin Metot ve Meditasyon Söyleminin bir sentezidir. 

Düşüncenin Oluşumu Fransız edebiyatını, yazarın kimliğini güzel bir lisanla anlatırken, yazar, bilinçaltının büyük havuz olduğunu ekliyor. Bilinçaltından yazarın nasıl beslendiğini, açıklıyor.

Hakikatin arayışındaysanız, bu konuda araştırmayı ve kitap okumayı seviyorsanız , bir yazar adayını yakından ilgilendirecek bilgiler var.

Edebiyattan ve derinliğinden hoşlanan herkese iyi gelecek.

Descartes Hollanda dan ayrılarak Almanya’ya geçti. Kışa girmek üzere Ulm yakınlarında kaldığı sırada 10-11 Kasım 1619 gecesi düşünce dünyasını derinden etkileyen üç rüya gördü. Gördüğü bu dizi rüyada ona geometri ve cebir arasında bağ kuran ünlü analitik geometrinin kuralları ve ilkeleri bildirilmiş, başka bir deyişle, matematiği bütün disiplinler İçin araştırma yöntemi haline getiren düşünsel ilham sunulmuştur.

Yöntem Üzerine Konuşma 1637, adlı kitabında dikkati çeken ilk yönü, doğru bilgi edinmenin ve hatayı önlemenin gerekliliğine yapılan vurgudur. Bunun için bir yöntem geliştirdiğini belirten Descartes, ilginç bir şekilde kitabı yazmaktaki amacının herkese aklını iyi kullanması İçin izlemek zorunda olduğu yöntemi öğretmek değil, sadece kendi aklını ne şekilde kullanmaya çalıştığını göstermek olduğunu dile getirmektedir.

İlk Felsefe Üzerine Düşünceler,başlığını taşıyan kitabında, Ruh ile bedenin farkını göstermek amacıyla kaleme aldığı bu çalışmasında Descartes’ın ileri sürdüğü temel sav şudur: İnsan kaynağından emin olmadığı her şeyden kuşku duymalıdır.

Bilginin kaynağının akıl olduğunu savunan ve modern dönem Rasyonalizme formunu kazandıran Descartes’in felsefe tasavvurunun temel kaynağı niteliğindeki çalışması ise Felsefenin İlkeleridir.

Tabiat Işığı ve Hakikati Arama 1691 başlığını taşır. Aklın ve yetilerinin kullanılması yoluyla hakikate nasıl ulaşılacağı Üzerine bir deneme olarak kaleme aldığı bu çalışmasında öncelikle ” tabiat ışığı” belirlemesi tanımlar. Descartes’a göre ” Tabiatın saf ışığı, sıradan bir insanın dine ve felsefeye ihtiyaç duymadan her şey hakkındaki düşüncesini, görüşünü belirler ve en gizemli bilimlerin bile derinliklerine ulaşır. Bu kitaba ulaştığımda birçok kelime aktaracağımdan emin olabilirsiniz. Siz yeter ki arayın, bulmak istediklerinizi, evren bir şekilde getiriyor size.

Descartes ekliyor, hakikate ulaşmak İçin kuralları ve ilkeleri konulmuş bir yöntem arayışına girmesini ve ” Hakikati yöntemsiz aramaktansa hiç aramaması yeğlemek ” gerektiğini savunmasını bu bağlamda anlamak yerinde olur.

Gerçeği arayanın yaşamında bir kez tüm nesnelerden gücü yettiği ölçüde kuşku duyması gerekir.

Bu yargının devamında haklı olarak bunca yanlışın ve kuşkulu bilginin nedeninin ne olabileceğini soran Descartes’a göre bunca yanlışın nedeni insan aklı olamaz. Çünkü “sağduyu (akıl) dünyanın en iyi paylaştırılmış şeyidir. Yanlışın nedeni akıl değilse nedir?

Kitabı önce bir roman havasında okuyarak, daha sonra tekrar gözden geçirmek de fayda var.

Asıl öğrenilmesi gereken, bilinmeyen gerçekleri bulmak İçin usu nasıl kullanabileceğimizi öğreten mantıktır ve bunu öğrenecek kimse, mantığın kurallarını uygulamayı da öğrenirse çok iyi eder; çünkü bu mantık, kullanışa ve uygulamaya bağlıdır. Sorun bu sorunlarda gerçeği bulmaya alışınca, artık gerçek felsefeye açık bir sorumluluk duygusuyla eğilmesinin zamanı gelmiştir. Başlayacağı felsefenin ilk bölümü fizikötesidir. Fizikötesinde bilginin ilkeleri bulunmaktadır. Tanrı’nın sanlarının başlıcaları, ruhumuzun ölmezliğinin ve biz de bulunan tüm açık ve yalın düşüncelerin açıklanması bu ilkelerde bulunmaktadır.

Descartes’in biricik ve her şeyden önce gelen amacı ” doğa bilimi” dir. İşte bu nedenle doğa biliminin gereksinim duyduğu ilkeleri ispat etmeyi öncelikle ele almıştır.

Aklı en iyi şekilde kullanmak ve okumak geleceğe iyi gelir.

Okurun bakış açısı (yani ben) ; 1600 ‘lü yıllardan beri ” hakikati arayan” bu güzel İnsanların topluma kazandırdığı eserlerin, okunma oranları, günümüze gelinceye kadar nedir?

Herkes bildiğini düşünüyorsa, dünyamız ve insanlık neden bu durumda?

Düşünürlerin üzerine, günümüzde kimler neleri araştırarak, bizleri bilinç olarak ileriye taşıma gayretinde?

Sevgiyle

Yasemin Emre

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: